Böbrek hastalıkları son evrede farkediliyor

05 Jan 2015

Tamer  

Acıbadem International Hastanesi Organ Nakli Bölümü Nefroloji Sorumlusu Doç. Dr. Ülkem Çakır, böbrek hastalıklarında erken teşhisin hayati önem taşıdığını belirterek, ‘Hastalıkla ilgili farkındalık ve erken tanı oranları düşük, dolayısıylatedavide geç kalınıyor. Kronik böbrek hastalığı, yaşam kalitesini bozuyor, sakatlık ve ölüm riski doğuruyor, diyaliz ve böbrek çok yüksek maliyetlere yol açıyor. Sinsice ilerleyen böbrek hastalıkları zamanla kronik bir hal alıyor. Böbrek nakli bekleyen çok sayıda hasta var” dedi.

Kronik böbrek hastalığının, tüm dünyada yaygı ve önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Ülkem Çakır, “Halen tüm dünyada 2 milyonu aşkın kişi diyaliz ve böbrek nakli tedavileri ile yaşamını sürdürüyor. Gelecek 10 yıl içinde bu sayı iki katına çıkacak. Diyaliz uygulanan veya böbrek nakli yapılmış yaklaşık 70 bin hasta, son dönem böbrek yetmezliği evresinde olduklarından dolayı, diyaliz veya nakile gereksinim duyuyor” şeklinde konuştu.

 

Kronik Böbrek Yetmezliği riski yüksek olanlar

  • Diyabet hastaları
  • Hipertansiyon hastaları
  • Kalp-damar hastaları
  • Ailesinde böbrek hastalığı olanlar
  • Yaşlılar
  • Sigara içenler
  • Böbrek taşı olanlar
  • Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu bulunanlar
  • Sık ağrı kesici kullananlar
  • Bağ dokusu hastalığı olanlar

 

Böbrekleri korumak için yapılması gerekenler

  • Sağlıklı beslenin ve kilonuzu koruyun.
  • Tuz tüketimini, günlük 5-6 gramı geçmeyecek şekilde kısıtlayın.
  • Günlük ortalama 1,5-2 litre su tüketin.
  • Sigara içmeyin.
  • Egzersiz yapın.
  • Sık ağrı kesici ilaç kullanımından kaçının.
  • Kan basıncınızı ölçtürün.
  • Kan şekerinizi kontrol ettirin.

 

Farkındalığı artırmak için neler yapılabilir? 

Acıbadem International Hastanesi Organ Nakli Bölümü Başkanı ve Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Berber, organ bağışlarının yetersiz olduğunu belirterek, “Özelikle kadavra organ bağışının önemi konusu, medyada sık sık gündeme getirilip halkın da kafasındaki soruların yanıtlaması ve aydınlanmaları sağlanmalıdır. Geçmiş yıllara göre organ nakli cerrahisindeki çok önemli olan gelişme, verici ameliyatlarının laparoskopik yöntemle yani vücutta kesi olmadan 3-4 ufak delik aracılığıyla yapılmasıdır. Böylece hastaların karnında ameliyata bağlı bir kesi olmamaktadır. Organ bağışı yapıp ameliyat geçiren kişiler hastanede uzun süre yatmadan işlerinin başına dönebilmektedir. Sosyal güvenlik kurumunun tüm nakil ameliyatlarını sigorta kapsamına alması da mevzuattaki önemli gelişme olmuştur. Hastalar tüm organ nakli ameliyatlarını sigorta kapsamında olabilirken, ek bir mali yükle karşı karşıya kalmıyor”  şeklinde konuştu.

 

Nakillerin yüzde 90’ı canlı vericilerden yapılıyor

Konuyla ilgili görüşlerini dile getiren Doç. Dr. Ülkem Çakır, “Özellikle, yüksek risk grubundaki bireylere yapılacak tarama testleri ile hastalığın erken evrede saptanması ve böbrek sağlığını koruyacak yaşam değişikleri konusunda verilecek eğitimler önemli. Ülkemizde yapılan böbrek nakli sayısının yaklaşık yılda 3000 civarında, bunun yüzde 90’ını canlı vericilerden yapılan nakiller oluşturuyor. Buna karşılık beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden nakil oranı yüzde 10’larda kalıyor. İnsanlar yaşarken bir yakınlarına böbreklerini bağışlamakta bir sakınca görmüyor, ancak ölen yakınlarının organlarını bağışlamakta çekince duyuyorlar. Oysa bu bağışlar, yalnızca böbrek yetmezliği değil, diğer hastalıklar için umutsuzca bekleyen birçok hastayı yaşama bağlayacaktır. Sonuç olarak sosyal ve ekonomik yükü her geçen gün artan kronik böbrek hastalığının kontrolünü sağlamak için, toplumda yaşam biçimi değişikliklerine yol açacak ve böbrek hastalığının önlenmesi ve her aşamadaki tedavisine dayalı hastalık yönetimi modelinin bir an önce hayata geçirilmesi gerekmektedir” şeklinde bilgi verdi.