Akciğer kanseri teşhis ve tedavisinde “Ebus yöntemi”

01 Dec 2014

Tamer  

Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde uygulanan EBUS (endobronşiyal ultrasonografi) yönteminin, akciğer kanseri teşhis ve uygulanacak tedavisinde etklili olduğu, tüberküloz, sarkoidoz ve lenfoma gibi hastalıkların tanısını da kolaylaştırdığı açıklandı.

İstanbul Anadolu Güney Kamu Hastaneler Genel Sekreterliği Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniği Şefi Doç. Dr. Benan Çağlayan, ‘’Akciğer dokularındaki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkan akciğer kanseri, tüm türler arasında en tehlikeli olanıdır. Akciğer kanserinin en önemli özelliği, hastalık için tipik ve erken bir belirtinin olmamasıdır. Hastalık, oldukça ileri aşamalara gelene kadar önemli şikayetlere yol açmayabilir. Sinsi ilerler. Şimdiki tanı yöntemleri bronşlarda etkili. Ancak tümör ya da diğer hastalıklar her zaman havayollarımızın yani bronşlarımızın içersinde yer almaz. İşte bu durumda bronşların içini görmek kadar bronş duvarının dışını ve bu duvara komşu olan yapıları da görmek önem taşır. Tam açılımı endobronşiyal ultrasonografi olan EBUS yöntemi, bu alanda çekilen en önemli eksikliği yerine getirmektedir” dedi.

 

Başarı oranı yüzde 90

Akciğer kanseri tedavisinin ilk aşamasının doğru bir evreleme olduğunu belirten Doç. Dr. Benan Çağlayan, ‘’Akciğer kanserinin yanı sıra tüberküloz, sarkoidoz, diğer enfeksiyon hastalıkları, lenfomalar gibi birçok hastalığın da teşhisinde kullanılan ve bir çeşit bronkoskopi yöntemi olan EBUS’un başarı oranı ise yüzde 90. Yani sadece akciğer kanserinin tanı ve doğru tedavi için gerekli olan evrelendirilmesinde değil, birçok akciğer hastalığının erken teşhisinde de yüzde 90 başarı yakalanabiliyor. EBUS yönteminde, işlem için kullanılan bronkoskopun ucuna bir ultrasonografi probu yerleştirilerek bronkoskopi sırasında hem havayollarının içersini görmeyi sağlayan optik sistem hem de havayollarının dışını görmeyi sağlayan ultrasonografi sistemi kullanılabiliyor. EBUS hem optik hem de ultrasonografi sistemini kullanmamıza olanak sağladığı için bronşiyal yapılara komşu olan lenf bezlerinin tümünü görebiliyor ve bu lenf bezlerinden kolaylıkla biyopsi alarak, akciğer kanserinin doğru evrelemesini yapabiliyoruz. Bu sayede birçok hasta genel anestezi altında yapılan mediastinoskopi işleminden veya gereksiz operasyonlardan kurtulabiliyor. Bununla birlikte iğneyi işlem esnasında görebilmek, lezyon etrafında bulunabilecek kan damarları, kalp gibi organların yaralanmaması için önemli bir avantaj sağlıyor” şeklinde konuştu.