“NASIL OLSA KONUŞUR’’

02 Nov 2011

admin  

Akıcı konuşamama ve bazı harfleri söyleyememe gibi dil ve konuşma sorunları, 3-6 yaş döneminde tedavi edilmezse çocukların okul hayatını ve sosyal gelişimlerini olumsuz etkileyebiliyor.

Çocukluk çağında çok önemsenmeyen dil ve konuşma bozuklukları terapı ile düzeltilmediği takdirde, okul döneminde ders başarısını, sonraki yıllarda ise sosyal yaşamı olumsuz etkiliyor. ‘’Nasil olsa konuşur!’’ denilen çocuklar, giderek artan konuşma bozukluğu sorunlarıyla mücadele etmek zorunda kalıyor. Bu nedenle, konuşmanın başladığı günlerden itibaren çocukların yakından izlenmesi ve gelişıme uygun olmayan durumlarda bir uzmandan yardım alınması gerekiyor. Peki, konuşma bozuklukları hangi yaşta, nasıl tedavi ediliyor? Acıbadem Kozyatağı Hastanesi’nden Dil ve Konuşma Terapisti Uzmanı (Uzm. Dr.) Zehra Yılmaz Eksen ile dil ve konuşma bozukluklarının nedenleri ile sorunun çözümü için yapılması gerekenlerle ilgili şunları söyledi.
Konuşma bozukluğu, çocuğun içinde bulunduğu yaşa ve döneme uygun olmayan konuşma ile dil düzeyi olarak tanımlanıyor. Uzm. Dr. Zehra Yilmaz Eksen, konuşma bozukluklarının dilin bileşenlerinde gecikme, akıcılık bozukluğu, bazı harf ya da harflerin söylenememesi şeklinde ortaya çıktığını anlatarak, nedenleri hakkında şunları söylüyor: ‘’ Konuşma bozukluğu bazen herhangi bir soruna bağlı olmadan ortaya çıkabiliyor. Bazen de işitme engeli, zihinsel gelişim geriliği, nörolojık bir sorun, hiperaktivite bozukluğu ve öğrenme güçlüğü gibi durumlar da konuşma bozukluğuna neden olabiliyor. ‘’

HARF SÖYLEYEMEME SUSKUNLUĞA İTİYOR

Artikülasyon bozukluğu denilince akla ilk gelen ‘’r’’ olsa da çocukların söylemekte zorlandığı harfler bununla sınırlı değil. Bir çocuk, 3 ya da 4 yaşına geldiği halde k, t, d, m, n, p, b gibi erken edinilen sesleri söyleyemiyorsa, bir terapiste danışmak gerekiyor. Bu tür artikülasyon bozukluklarının terapisi yine bu yaşlarda başlıyor. Özellikle anaokuluna başlama yaşı olan bu dönemde çocuk kendini ifade etmekte zorluk yaşıyorsa, içe kapanıklık, dinlenmediği düşünme, diğer çocuklardan farklı olduğunu hissetme gibi bazı olumsuz düşünceler nedeniyle susmaya başlıyor. Çocuk çevresindekilerin eleştirmesinden korkarak, konuşmamayı tercih ediyor. Artikülasyon bozukluklarına fonolojik (ses bilgisi) bozuklukları da eşlik edebiliyor. Çocuğun sesleri ayrıştıramaması, ses bilgisi kazanımında yetersizlik, ögrenme güclüğü ya da dikkat dağınıklığı da diğer nedenler arasında yer alabiliyor. Burada terapinin zamanı önem kazanıyor. Harfleri olması gerektiği gibi teşaffuz edemeyen çocukların mutlaka bir terapiste götürülmesi gerekiyor. Zira bu konuşma bozukluğu çocukların gelecekte okuma yazmada zorlanmasına da yol açabiliyor. Konuşma seslerinde sorun olduğunda terapiye başlamadan önce görüşme yapılıyor. Bu arada çocuğa artikülasyon ve ses bilgisi testleri uygulanıyor. Çocuk değerlendirildikten sonra, yaşına uygun olarak söylemesi gereken sesler belirleniyor. Üretilmeyen ye da hatalı söylenen sesler belirlenerek, çocuğa özel bir terapi programı hazırlanıyor. Oyun sırasında, bu hatalı sesler çocuğa doğru bir şekilde kazandırılmaya çalışıyor. Bu terapilere aileler de katılıyor. Çünkü gereken çalışmaların evde de devam ettirilmesi gerekiyor.

Ailelere öneriler

Çocuklarınızın konuşma gelişimini yakından takip edin. Olumlu bir ortam aratın. Aile ortamını daha höşgörülü bir hale getirin.
Kekeme çocukların sözünü kesmeyin, onun yerine konuşmayın, kelimesini ya da cümlesini tamamlamayın. Hadi, Hadi, Hadi, gibi zaman baskısı kuran konuşmalar yapmayın.
Konuşması bittikten sonra bir saniye bekleyerek, çocuğa vakti olduğunu hissettirin. Kekemeler genellikle dinlenilmeyecekleri endişesiyle acele ettikleri için bu kaygıyı azaltın, zaman baskısı olmayan bir ortam oluşturun.
Konuşma bozukluğu altında yatabilecek tıbbi bir sorun olup olmadığının tespiti için mutlaka çocuk psikiyatristi, çocuk nörolojisi, kulak burun boğaz ve odyoloji uzmanlarına danışın. Çünkü dil ve konuşma bozukluklarının tedavisinde ekip yaklaşımı çok önemli.


KEKEMELİĞİ İHMAL ETMEYİN
Konuşma bozuklukları, en çok akıcılık sorunlarından kekemelik ve bazı harfleri söyleyememe şeklinde ortaya çıkan artıkülasyon sorunu olarak iki ana grupta toplanıyor. Kekemelikte çocuk, kimi harf ya da kelime gruplarını sık tekrarlıyor. Konuşmanın akıcılığında duraksamalar, ses uzatmalar ve ses eklemeler şekilnde görülen bu soruna, bazen ikincil davranışlar da eşlik ediyor. Tedavi, kekemeliğin başlama yaşına göre belirleniyor. 2 yaşında ortaya çıkmışsa, genellikle bir yıl izleniyor. Ancak bir yandan da aile konu hakkında bilgilendiriliyor. 3-6 yaş arasında kekemeliği olan her 4 çocuktan 3’ünde bu sorun kendiliğinden düzeliyor. Fakat bu bilgiye rağmen, kekemelikte ‘düzelir’ diye beklemek doğru bir davranış değil. Çünkü bu süreçte, kekemeliğı öğrenmiş olduğu için bunu düzeltmek daha da zor oluyor. Bu nedenle, 3-4 yaşından sonra terapıye başlanıyor. Sorunun çocuk okula başlamadan önce çözülmesı önemli. Çünkü bu durum, okul hayatında sosyal sorunlara ve iletisim problemlerine yol açıyor. Kekemelik tedavisinde, özellikle çocukluk dönemınde oyun terapilerinden yararlanıyor. Davranışbilimci bir teknikten yararlanılarak, çocuğun oyun sırasındaki pürüzsüz ve akıcı konuşması ödüllendiriliyor. Lidcombe Erken Çocukluk dönemi Terapi Yöntemi olarak adlandırılan yöntem, haftada bir seans olarak uygulanıyor ve terapi süresi 3-4 ay ilk evre terapisi şeklinde uygulanıp, ardından izleme evresine geçiliyor. Dil ve konuşma terapilerinde çocuğa önce farkındalık kazandırılıyor, daha sonra sorun düzeltiliyor ve ardından da yaşantıya uygulanma evresine geçiliyor.

TERAPİDE YAŞ SINIRI YOK

Gerek artikülasyon gerekse akıcılık sorunlarında terapiye 3 yaşında başlanabiliyor. Ancak bu dönemden önce de aileler, uzmanlara başvurarak çocuklarının gelişimi hakkında bilgi alabilir. Çünkü bazen bu konuşma bozuklukları ya da iletişimde yaşanan sorunlar, otızm gibi rahatsızlıkların belirtisi olabiliyor. Konuşma bozukluklarına çocukluk çağında müdahale etmek gerekiyor, aksi halde ilerleyen yaşlarda sorun devam ediyorsa çözüm bulmak gittikçe zorlaşıyor.

YAŞINA GÖRE TAKİP EDİLMELİ
Çocuklarda dil ve konuşma bozukluğundan bahsedebilmek için önce normal gelişimlerini değerlendırmek gerekiyor. 1-1.5 yaşına gelen çocukların ilk sözcüklerını sarf etmesi bekleniyor. 2 yaş civarında eklerin kullanılması, örnek vermek gerekirse çocuğun ‘’Baba geldi ‘’ diyebilmesi gerekiyor.
2 yaşına gelen çocuğun, iki kelimeli cümleleri rahatlıkla kurması bekleniyor. 18-24 aylık bir çocuğun ortalama 50 sözcük bilmesi, 3 yaşına geldiğinde ıse 100’den fazla sözcük söylemesi ve konuşmasının yüzde 70’inin, 4 yaşına geldiğinde de tamamının anlşılır olması gerekiyor.

Yorumlar

  1. EBRU says:

    5 yaşında bir kızım var.konuşmada bazı harflere dili dönmediği için bazı zamanlar konuşması anlaşılmıyor.konuşma teraipisine götürdüm bazı hafrler 6 yaşılana kadar gelişebildiğini belirtti.bazı harflerinde 5 yaşına kadar çoktaan gelişmiş olması gerektiğini belirtti.ÖRneğin c ve ç harflari cümle içinde geçerken çogu kez anlaşılıyor ama eger cümle c ve ç harfiyle başlıyorsa anlaşılmıyor.İstediği zaman çok düzgün konuşabiliyor ama çoğu kez yuvarlayarak konuşuyor.bazen bu durumu kolayına geldiği için yaptıgını düşünüyorum.Sorum gerçekten düzelirmi yada ne yapmam gerekiyor .Bir terapi görmesi şartmı?
    teşekkürler

  2. sude says:

    benim kızım 5 yaşında . J -ş harflerinin söyleyemiyor ş harfinin söylüyor ama arakadaşları onunla dalga geçiyor. J harfi olumsuz gibi .plaj diyemiyor.Bununn çaresi ne ?

  3. ilknur says:

    S.a kizim 5 yasinda burdaki harflerin hepseni soyluyo r harfini soyleyemiyo yasitlari gibi akici konusamiyo ben anliyorum ama insanlar bazi soylediklerini anlamiyo ne yapmaliyim anasinifina gidiyo zekasinda bi problem yok bilgilendirirseniz sevinirim

Trackbacks

Check out what others are saying about this post...
  1. [...] söylediklerinin %70 kadarı başkaları tarafından anlaşılması bekleniyor. Örneğin bu kaynakta da bir çocuk, 3 ya da 4 yaşına geldiği halde k, t, d, m, n, p, b gibi erken edinilen sesleri [...]